Nisan Bir
Özlem Nihan

Özlem Nihan

Nisan Bir

Nisan ayı şakayla başlayan bir ay benim için. Bu günde şaka yapmaya ne zaman başladım net hatırlayamıyorum ama en az yirmibeş yıldır çevremdekilere şaka yapıyorum. Her sene beklerler hatırlayıp, ama yine kanarlar. Yaklaşık yedi yıl önce sevdiğim biri bana öyle bir şaka yaptı ki o günden sonra bir kaç yıl yapamadım şakaları. Hayatımın şakasıydı o sene yaşadığım neredeyse. Ama bir kaç yıl sonra titreyip kendime geldim ve kaldığım yerden devam ettim.

Bu şakanın nereden çıktığı ile ilgili bir dolu hikaye var. Bunlardan birinde; 1564’de Fransa Kralı IX. Charles’ın, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe almasıyla başladığı söyleniyor. Bazı insanlar bu gelişmeden ya haberi olmadığı ya da bu kararı protesto etmek için eski adetlerini sürdürmüşler. Bir Nisanda partiler düzenlemeye, birbirlerine hediyeler vermeye devam etmişler. Yeni takvimden haberdar olup da onu uygulayanlar ise bunları “Bir Nisan aptalları” olarak nitelendirip bu güne “Bütün Aptalların Günü” adını vermişler. Böylece Bir Nisan, diğerlerine sürpriz hediyeler verilen, olmayan partilere davet edilen, gerçek olması mümkün olmayan haberler üreterek yayılan bir gün olmuş. Tarihi yüzlerce yıl öncesine dayanan bir şeyin hala o günü neşeli hale getirmesi hoşuma gidiyor. Başka hikayeler de var ama en mantıklısı bu geliyor bana.

Bu yıl ülkem için de şaka günü olabilir doğrusu. Mart ayının son günü yerel seçimler yapılacak çünkü. Yaşanması gerekenler yaşanacak biliyoruz ama artık titreyip kendimize gelmemiz ve medeniyetin gerektirdiği yaşam koşullarını istememiz için de bir farkındalık günü olur umarım. Kendine saygı duyan insanların yapması gerekeni yapmış olduğu bir gün olsun diye diliyorum. Dilemekten ve üzülmekten bıktık ama biz bunları neden yaşıyoruz diye sormaktan da kendimi alamıyorum. Hala dersimizi almamış olabilir miyiz ya da hala dibe vurmamış. Dibe vurup son hız tırmanacağımız günlerin hayaliyle katlanıyoruz bazı şeylere.  Üstümüze düşeni yapabilmek adına bedeller ödedik ama yetmedi. Demek ki hala sabır günlerindeyiz. Ya sabır... Soğuk kışın yapabileceklerinin sonu geldi, kötü niyetlilerin de sonu gelecektir illa ki.

Mart ayının yirmibirinde gün ve gece eşitlendi. Artık günlerimiz daha uzun olacak, aslında astrolojik olarak da yeni takvimin başı. Yepyeni, umutlu, taptaze ve tertemiz bir başlangıç olsun, attığımız tohumlar bizim ve ülkemiz için verimli olsun. Sadece sevginin ve iyi niyetin hakim olduğu, herkesin umuduna umut kattığı bir başlangıç olsun. Niyetlerimiz büyüsün büyüsün ve karanlığı yensin istiyorum artık.

Anısındayım

Hafifçe ısırılmış bir elmanın dilimindeyim 
Elmanın kokusundayım 
Anısındayım -kimbilir kimin- 

Anılarda görünür, düşlerde görünmez  insan 
Düşlerde görünen anlamlardır 
Özelliklerdir bir de belli belirsiz. 
Ve 
İnsansız anı yoktur. Var mıdır?

Edip Cansever

Martın sonu bahardır dedik, umarım öyle olur. Bu bahar sizi gelecekteki umutlu günlere taşıyacak insanları yanınıza almanızı ve onlarla yeni ve unutulmaz anılara koşmanızı diliyorum.

Neşeli ve umutlu kalın, sevgi ve saygılarımla...

Bu yazı 409 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar