Toprakta geriye döndürülemez değişiklikleri önlemeliyiz

Toprakta geriye döndürülemez değişiklikleri önlemeliyiz

Anız yakılması nedeniyle ülkemizde binlerce hektar ekilebilir alanın yok olduğunu belirten Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Duru, “Eğer sürdürülebilir bir tarım hedefliyorsak tarım yapılan arazilerde telafi edilemez değişiklikleri önlemeliyiz” dedi.

15 Eylül 2018 - 11:33 - Güncelleme: 15 Eylül 2018 - 11:33

Birçok önleme ve cezai yaptırımlara rağmen dünyada her yıl 12 milyon hektar verimli toprak yani 20 milyon ton tahıl üretilecek alan anız yakma nedeniyle yok oluyor. Türkiye’de dekar başına verilen idari para cezası 5 kata kadar artabiliyor ancak bu rakam da caydırıcı olmuyor.

Öyle ki sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde anız yakanlara üç yılda 1 milyonu aşkın ceza kesildi. Bulgurun hammaddesi olan buğdayı İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde üretim yapan yaklaşık 4 bin 500 çiftçiden tedarik eden Duru Bulgur, çiftçileri anız yakmanın zararları konusunda bilgilendiriyor. Çiftçiler kolaylık olarak görüyor ama anız yakmak tarlaya geri dönüşü olmayan zararlar veriyor.

Toprağı korumalıyız

Duru Bulgur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emin Duru, “Eğer sürdürülebilir bir tarım hedefliyorsak tarım yapılan arazileri, çevreyi ve doğal tarım kaynaklarını korumalıyız” dedi. Sürdürülebilir tarım kaynaklarının çok çeşitli ve yenilenebilir olması, uzun vadeli istikrar ve veriminin hedeflenmesi ile mümkün olduğuna vurgu yapan Duru,” Bunun için Toprakta geriye döndürülemez, telafi edilemez değişikliklerin önlenmesi gerekir. Avrupa’da sürdürülebilir tarım ve gelişen tarımsal mekanizasyon sayesinde anız yangınlarının minimuma indi. Duru Bulgur olarak çiftçileri anız yakmanın zararları konusunda bilinçlendirmeyi misyon edindik” diye konuştu.

Olumsuz çevre koşulları azaltılmalı

Gıda ve tarım sektörünün çevresel sürdürülebilirliği olan gelişme konusunda dev bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Duru, şöyle devam etti: “Dünyada tarımla hayatını sürdüren yaklaşık 1,5 milyar kişi bulunuyor. Tarım-gıda tedarik zincirinin tüm aktörleri, daha az kullanarak daha çok üretmek zorundadır. Ekilebilir alanlarımızı daha iyi değerlendirmek ve aynı alandan, besin değeri yüksek daha fazla ürün elde etmek zorundayız. 21. yüzyılda, tarımdaki en büyük başarı, olumsuz çevre koşullarını azaltarak, istenilen üretim artışını gerçekleştirmek olacaktır. Bu yalnızca, tarımda sürdürülebilir yöntemlerin ve kalıcı çözümlerin uygulanması ile mümkün olabilir.”

Her yıl dünya çapında 12 milyon hektar verimli toprağın anız nedeniyle kaybedildiğini de hatırlatan Duru, “Ülkemizde ise en çok mısır, buğday, arpa anızları yakılıyor. Üretici eğitimine yönelik tüm kesimlerin görev alacağı bir sistem oluşturulması çözüme katkı sağlayacaktır. Konu farklı platformlarda ele alınmalıdır” diye konuştu.

src=https://www.cayyolu.com.tr/images/TUiK/cha.jpg

Kaynak: Çayyolu Haber Ajansı
Bu haber 51 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
'Kadın adaya oy vermeyeceğim' diyen dekan hakkında yeni gelişme
'Kadın adaya oy vermeyeceğim' diyen dekan hakkında yeni gelişme
Ecem Balcı cinayeti davasında yeni gelişme
Ecem Balcı cinayeti davasında yeni gelişme